08 Temmuz 2008 Salı

İKİ KAFADAR...VE BİRAZ TATİL....


Ve karşınızda iki kafadar...Ayca ve Tugce...Hııımm.... duyar gibi oluyorum.. sakın çok fazla sırıtmışsınız demeyin...:) şunu da duydum.... aaaa bu kızların biri kapalı bir açık dediniz...:))) Eeee bizde özgürlük var...:) Hadi bilin bakalım kim Ayca kim Tugce ip ucu vermeyecegim, bizi tanıyan arkadaşların yorumları geçerli değil ona göre...

Gelelim şimdi ciddi konuya, canım blog arkadaşlarım...öhömm öhöm...

İkizimle kafa kafaya verip ilk blogumuzu açıp, ilk yazımızı gönderdikten bu yana koca bir sene geçti....Hiç unutmam ilk yazımızı blogumuza gönderdikten sonra beklemeye başladık bakalım bize ilk yorumu kim yazacak diye ama nafile kimse bize yorum yazmıyor...:(

İkinci yazımızı gönderdik olmadı..üçüncü...dördüncü yazımızı gönderdik.. yok anacım kimse bize yorum yazmıyor...Onlar bize yorum yazmıyorsa biz onlara yorum yazalım dedik ve çekine çekine ilk yorumlarımızı gönderdik ve birden kendimizi blog aleminin güzel arkadaşlıgı içinde buluverdik...:)

Bazen arkadaşlarımızla üzüldük, bazen sevindik, bazı şeyleri paylaşmaya çalıştık sanki koca bir aile gibi oluverdik. Arkadaşlarımın hepsi harika insanlar, hepsinin yeri ayrı, hepsinin sayfası kendine özel ve hepsini hiç ayırım yapmadan çok seviyoruz. Bu arada bilmeden bizim hatalarımız olduysa inanın ki, gerçekten bilmeyerektir.

Bir süre tatil bu arada bloguma bir şeyler ekleyemem belki, blogumda hatalar var onları düzeltmem lazım, acemilik işte belkide yeni sayfa açarız bakalım gelen günler neler gösterecek. Ama fırsat buldukca sizilerin sayfasına gelip bakacagım neler yapmışsınız, bizden öyle kolay kurtuluş yok...gene yorumlarımızı göndermeye calışacagız...

Ben ayrılık sahnelerine dayanamıyorum....onun için fazla uzatmadan..... hepinize neşeli, bol kahkahalı, mutlu günler dileriz...yakında görüşmek üzere kendinize iyi bakın....

04 Temmuz 2008 Cuma

BURSA GEZİSİ (2)

Geçen hafta sonu gittigimiz ama ancak şimdi yayınlayabildiğim Bursa gezimiz, harika bir yaz havası var sıcakmı sıcak, aslında şimdi deniz kenarında olmak vardı diye düşünmektende kendimi alamadıgım.. Bir sıcak yaz havası...Bu sefer seyahatimizi keyifli bir otobüs yolculugu ile yaptık. Ucuz kolanyaların ikram edildiği, tek içimlik kahve,cola ve çayların ikram edildiği güzel bir otobüs yolculugu.... Otobüs yolcularının nerdeyse yarısı tanıdık artık nasıl neşeli bir yolculuk oldugunu tahmin edin....Hava bunaltacak derecede sıcak ama çarşı çok kalabalık hani bazen deriz ya igne atsan yere düşmez..işte böyle bir kalabalık var....Koza handa biraz mola verdik hem dinlendik hemde çaylarımızı içtik.....Uzun çarşıda harika magazalar var ne ararsan bulabiliyorsun markalı, markasız ve fiatlar çok uygun pazarlık yaparak fiatları biraz daha aşagı indirebiliyorsunuz...Tam benlik yani... Kapalı çarşıda alış veriş yapmak çok güzel, ben birazda tarihi güzelliğini görebilmeyi isterdim...ama maalesef....
Tarihi kapalı çarşının bütün tarihi güzelliği maalesef tabela ve vitrinlerle kapatılmış, o güzelim tarihi yapıyı ne içerden nede dışardan görebilme imkanı yok. Ve bu duruma hiç kimsenin ses çıkarmıyor...Ben isterdim ki burdaki bütün dükkanların tarihle iç içe, tarihle birlikte uyumlu dekore edilerek tarihimizin ön planda tutulmasını ve bu güzelliği insanların görmesini isterdim... İşte buyurun bir tarihi bina ne kadar zarif ne kadar güzel, gayet güzel onarılmış sanki tarihin içinde çıkıp gelmiş gibi duruyor, bütün tarihi eserlerimizi bu şekilde korumamız gerek aslında.... Bursa ulu cami..buranın dış cephesi temizleniyor ne kadar güzel böyle eserlerimizi gözümüz gibi korumamız lazım...Burda da dualarımızı okuduktan sonra....
Bir mola daha verdik çünkü çok sıcak, hem karnımızı doyurduk hemde biraz serinledikten sonra dönüş yoluna koyulduk.....Hepinize harika bir Pazar günü ve sonrasında harika bir hafta dilerim......

03 Temmuz 2008 Perşembe

KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN...

Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun. Kandiliniz mübarek olsun.

01 Temmuz 2008 Salı

NEFİS BİR HUMUS

Porselen Demlik Çay saati Etkinliği 26 ya ev sahibeligi sevgili Kelebeklisaniyeler yapmaktadır. Nefis tariflerin buluştugu bu güzel etkinlige,bende aşağıda tarifini verdiğim nefis bir nohut yemegi ile katılıyorum. Kelebeklisaniyelere bu güzel etkinlikte kolaylıklar dilerim....

Bizim severek yaptıgımız yöremize ait bir garnitür olan humus, daha çok tavuk, et, köfte gibi kızartmaların yanında servis yaptıgımız bir yemek çeşitidir. Hatta bazı bölgelerde sabah kahvaltılarında da kullanılmaktadır. Oldukça değişik ve güzel bir lezzeti olan humusun yapılması da kolaydır.
MALZEMELER :
1/2 Kg. nohut
1 çay bardagı tahin
1 adet limon
3 diş sarmısak
1 tatlı kaşıgı kimyon
arzuya göre tuz
YAPILIŞI :Akşamdan ısladığımız nohutları iyice haşlayıp, daha sıcakken mutfak robotuyla püre haline getirerek geniş bir kaba alıyoruz. içine tahin, tuz, dögdügümüz sarımsagı, kimyonumuzu ilave ediyoruz ve limonumuzu da sıkarak iyice karıştırıyoruz. Humusumuzu oda sıcaklıgına gelene kadar bekletip buzdolabında alıp soğutuyoruz. Ben yukarda ki resimde humusumuzu biraz süslemeye çalıştım ama çeşitli şekillerde servis yapabilirsiniz biz genelde her tabaga, ana yemek yanına iki kaşık hamus koyarak servis yapıyoruz. Afiyet olsun....

22 Haziran 2008 Pazar

ESKİŞEHİR GEZİSİ

Alışveriş yapacagımız zaman ya Eskişehir yada Bursa'yı tercih etmekteyiz. Bulundugumuz yerde maalesef fazla bir secme şansımız olmuyor magazada karşımıza iki model bir şey cıkarıyorlar, bu iki çeşitten birini begeneceksin, alışveriş zevki baştan kayboluyor, fiatlarda çok pahalı...:( Yok anacım böyle alışveriş hiç bana göre değil, alışveriş deyince, magazaya girince çeşit bol olacak, seçim yapmakta zorlanacam, onu giyecem, bunu çıkaracam o olmadı, bu oldu, yok vazgeçtim şuna bir bakayım, bunu deneyeyim veya şunu çıkarın, birini alacam, öbürünü bırakacam ki.. alışverişin zevki çıksın öyle değilmi..? İşte gene böyle bir alışveriş gününde yolumuz bu sefer Eskişehir'e düştü.....Eskişehir deyince aklıma hep porsuk çayı gelir doğal olarak, yeşilliği, cevre düzenlemesine bayılırım.... Porsuk cayı denize olan hasretimi pek gideremesede genede çok güzel, insanın gözünü okşuyor...

Eskişehirde heryer cıvıl cıvıl, kalabalık ve harika bir hava var, Tabi biz bütün bunların keyfini doyasıya çıkarıyoruz. O magaza benim, bu dükkan senin hem geziyoruz, hemde gezinin alış veriş kısmını yapıyoruz.....Fırsat buldukcada resim cekiyorum....Şehir deyince kalabalık olacak , metrosu olacak, trafik sıkışık olacak....
Eskişehir'in altını üstüne getirdik diyebilirim, bu ara alışverişimizi bitirdik ama bizde bittik, artık gezmekten ayaklarım patlayacak nerdeyse, bu arada Reşadiye Camini ziyaret ettik, dualarımızı okuduk.....Ama yorgunluktan ölmüş vede iyice acıkmış bir vaziyetteyim...Artık adım atacak halim kalmadı.....
Ay eteklerim ıslanmasın...Eeee o kadar fıskıyenin ortasına çıkarsan olacagı bu tabi....Ve nihayet bekledigim an geldi.... çok çok hoşlandıgım sokak cafelerin birine oturabildik sonunda...Hele ki karnım doyunca, keyfimde yerine geldi...Bulundugumuz yer neşeli herkes sarmaş dolaş...servis güzel..daha ne isteyeyim dimi....Vede artık akşam üstü...alışverişimizi yaptık, gezimizi tamamladık, dönüş yoluna koyulduk. Bir şey daha ögrendim Eskişehir'in araba plakaları 26.....Hepinize neşeli mutlu haftalar diliyorum....

19 Haziran 2008 Perşembe

YUMURTA ve FAYDALARI

Yumurta A, D, E ve B grubu vitaminleri ile diğer vitaminleri önemli oranda içermektedir.
Yumurta sarısındaki A vitamini gözün iyi görmesi, kemik gelişimi ve sağlıklı dişler için gereklidir. Vücut hücrelerinin gelişmesine yardım eder. Solunum ve sindirim sisteminin sağlıklı olmasını ve enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlar.
D vitamini, insan vücudunda kalsiyumun kullanılmasına yardımcı olur. Bu vitamin besinlerde sınırlı miktarda bulunur, deride güneş ışınlarından sentezlenir. Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan birkaç besinden biridir. Güneş ışınlarından yeterince yararlanırsa ve yumurta tüketilirse özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğu oluşmaz.
Yumurta, E vitamini yönünden de zengindir. E vitamini antioksidan (oksidasyonu önleyici) etkisinden dolayı, vücudumuzu zararlı maddelere karşı korur.
B grubu vitaminler bazı besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesi için gereklidir. Yumurta özellikle B2 vitamini açısından zengindir. Bu vitamin deri ve göz sağlığı için de gereklidir.
Yumurta bulunan kolin, beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynamaktadır.
İnsanların ihtiyacı olan tüm temel vitamin ve minerallere sahip yumurtalarda 13 adet vitamin ve mineral vardır.

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ.
• Yumurta kabuğunun yüzeyinde 17.000 adet küçük delik (por) bulunur.
• Buzdolabında bir hafta bekletilmiş yumurta, oda ısısında bir gün bekletilmiş yumurtadan daha tazedir.
• Yumurta uzun süre bekletilirse su ve karbordioksit kaybı nedeniyle ağırlığı azalır.
• Yumurta %10 tuzlu suya (yarım litre suya 60 gr tuz) atılacak olursa taze yumurta dibe çökerken, bayat yumurta yüzeyde kalır.
• Yumurtanın tazeliği en iyi kırıldığında anlaşılır. Taze yumurta kırıldığında yumurta akı ve sarısı tamamıyla yayılmaz ve birbirne karışmaz. Yumurta sarısı yüksek görünümdedir.
• Yumurta hazırladığımız yiyeceklerin besleyici değerini arttırmada kullanabiliriz.
• Sebzelerin protein miktarı düşüktür. Bu nedenle sebzelere yumurta kırılması protein, vitamin ve mineral açısından dengeli karışımların oluşmasını sağlar.
• Yumurta tahıl grubundaki besinler ile tüketildiğinde (örneğin; makarnaya kırılırsa, böreklerde kullanılırsa vb.) protein kalitesini arttırmış oluruz.
• Yumurta mutfağımızın vazgecilmez harcıdır. Yumurtayı birçok besini hazırlamada yardımcı olarak kullanabiliriz.
• Yumurta akı proteinlerinin form oluşturucu ve bu yolla kabarmayı sağlayıcı özelliği vardır. Bu nedenle kek hazırlamada doğal kabartacı olarak tercih edilmektedir.
• Yumurta proteinleri ıs ile katılaştığı için sütlü tatlılarda ve çorbalarda koyulaştırıcı ve kıvam sağlayıcı olarak kullanılır.
• Katı pişirilmiş yumurta ile salataların (piyaz, patates salatası vb) süslemesi yapılabilmektedir.
• Yumurta, pasta ve keklerin renklendirilmesini sağlar.
BUNLARA DİKKAT EDİYORMUSUNUZ.
• Yumurta satın alınırken; marketlerde soğuk ortamda muhafaza ediliyor olmasına dikkat edilmelidir.
• Yumurtanın kabuğu temiz, düzgün görünüşlü, yeterli kalınlıkta ve az pürüzlü olmalıdır. Çatlak ve kırık yumurtalar satın alınmamalıdır. Bu yumurtalar tazeliğini daha çabuk kaybedip, bozulur. Mikroorganizmaların üremesi için uygun bir ortam oluşturulurlar.
• Ev şartlarında yumurta buzdolabında (0-5 C), çabuk bozulmasını önlemek için alınan orijinal karton kutusu içerisinde, yıkanmadan saklanmalıdır. Yıkandığı takdirde doğal koruyucu tabakasını kaybeder. Bu nedenle yumurta kullanılacağı zaman yıkanmalıdır.
• Yumurta buzdolabında; peynir, soğan, balık gibi güçlü kokusu olan besinlerin yakınında saklanmamalıdır. Çünkü yumurtanın kabuğu gözeneklidir ve yumurta güçlü kokuları emebilmektedir.
• Yumurtaların, iyi kaliteli olma özelliğini kaybetmeden 4-5 hafta içerisinde tüketilmesi gerekmektedir.

Biliyorum çok uzun bir yazı oldu, hadi o zaman yumurta oyunu oynamaya...:))))
Yumurta oyunu için TIKLAYIN

NOT:
1)Bilgiler kumbasar yumurtadan alınmıştır.
2)Fotolar Ayca

15 Haziran 2008 Pazar

BULGAR LEVASI

Bulgar levası, bu para benim koleksiyonumun degerli parçaları arasında, pek bir maddi degeri yok ama manevi degeri oldukca fazla....Çünkü para bana hediye olarak geldi ve koleksiyonumda yerini aldı.... Komşularımız Bulgardı, daha doğrusu Türk asıllı Bulgarlardı. Bulgaristan'dan göç ederek Türkiye'ye yerleşmişlerdi. Kızlarıda benimle arkadaşlık yaptı, çok güzel, çok samimi bir arkadaşlıgımız oldu. Biz Bilecik'e taşınınca ayrılmak zorunda kaldık. Ayrılırken, benim para koleksiyonu yaptıgımı bildigi için bu 10 levayı hediye etti, bende çok sevdiğim bir oyuncak bebegim vardı onu hediye etmiştim...
Yabancı bir site benim sayfamdaki Türk Kahvesi ile ilgili yazdıgım bir yazıyı ve resmi begenmiş olacak ki, bloguna almış, tabi hemen o sayfaya gittim bakalım neleri almış diye ama maalesef Bulgarca, aklıma Bulgar arkadaşım ve hediye ettiği leva geldi..... Sizlerle paylaşmak istedim...Bu arada siteyide ziyaret ettim ama bir şey anlamadım http://forum.bg-mamma.com/index.php?topic=269630.msg6760215#msg6760215 isimli bir site (Rusca da olabilir) Fakat baktıgımda benim sayfamdan ne resim almış ne yazı almış sadece sayfamdaki o postun linkini vermiş... Digerleri ise oldugu gibi yazılarımı ve resimleri kopyalayıp hemde link vermeden sayfalarında yayımlıyorlar...İşte, bir yerde oldugu gibi kopyalayıp yayımlayanlar, diger tarafta sadece linkimi vererek yayımlayanlar, yorumu size bırakıyorum...Laf nerden nereye geldi....Neyse şimdilik hepinize neşeli,mutlu bir hafta dilerim....